Mısır'daki 60 bin siyasi tutuklunun aileleri: "Zulüm bizi tüketiyor"
Mısır'da 60 binden fazla siyasi tutuklu, 13. Ramazan Bayramı'nı da cezaevinde karşıladı. Aileler sosyal medyada serbest bırakılmaları için çağrıda bulunurken, birçok tutuklu için umutlar tükenmiş durumda. Kadın tutukluların ve hastaların durumu ise endişe verici. Uzmanlar, siyasi çözüm ve af çağrısında bulunuyor.

Mısır'daki çok sayıda siyasi tutuklu için 24. bayram geçti. Bu kişiler için pazartesi günü, hapiste geçirdikleri 13. Ramazan Bayramı oldu. Mısır rejimi, bu kişilerin durumunu görmezden gelmeye devam ediyor ve bayram ya da Ramazan ayı vesilesiyle hiçbirini serbest bırakmıyor. 60 binden fazla siyasi tutuklunun aileleri bu duruma öfke duyuyor.
2013'teki askeri darbeyle görevden uzaklaştırılan merhum Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin başkanlık ekibinden bir üyenin ailesi, Arabi21'e şöyle konuştu:
“Bayramların gelip geçmesinden, Ramazanların tekrarından yorulduk. Sanki artık söylenecek söz kalmadı, gözyaşlarımız tükendi, kalplerimiz parçalandı.”
Bayram yok, yoksulluk var
Müslüman Kardeşler’in ikinci kademe yöneticilerinden biri, başta Kahire yakınlarındaki Kalyubiyye’deki El-Husus mahallesinde olmak üzere, en az 50 kişiyi isim isim tanıdığını, bu ailelerin maddi durumlarının kötüleştiğini anlattı.
"Çoğu 2013 darbesinden önce veya sonra tutuklandı. 2014 ve 2015’teki gösterilerde alındılar. Şimdiye dek 20 ila 24 bayram, 10 ila 13 Ramazan Bayramı geçirdiler. Yine de aileler umutlu; çünkü Allah’ın yardımına inanıyorlar. Bu inanç olmasa dayanamazlardı," dedi.
“Dirilişin temeli hapisteyse ülke kalkınamaz”
Siyasi bilimci ve insan hakları savunucusu Ahmed Maher, Arabi21’e verdiği demeçte, 14 Ağustos 2013'teki Rabiatul Adeviyye ve Nahda meydanlarının dağıtılmasından bu yana, tutuklu gençlerin 25 bayramı cezaevinde geçirdiğini söyledi.
Bu sürecin, Mısır’ın sorunlarını çözmek yerine daha da ağırlaştırdığını belirterek, “Gerçek bir kalkınma, ülkenin evlatları hapisteyken mümkün değildir,” dedi.
Maher, yetkililere seslenerek, siyasi mahkumlar dosyasının çözülmesi ve tüm grupların, başta Müslüman Kardeşler olmak üzere, bu konuda anlaşmaya varması gerektiğini savundu.
“Biz, Mısır’ın özgürlüğü için atılacak her adıma açığız,” dedi. Maher ayrıca Mansura, Cemsa, Vadi Cedid, Badr gibi cezaevlerinde tutulan tutuklulara ve ailelerine destek çağrısı yaptı.
“İnat ve siyasi körlük”
Ekonomi ve siyaset profesörü Ahmed Gad, Arabi21’e yaptığı açıklamada, birçok tutuklunun 13 yılı aşkın süredir cezaevinde olduğunu söyledi.
"Artık bayramları saymak zor. Çünkü sistem tüm af taleplerine karşı direniyor. Oysa şu anda tam da siyasi af ilan edilmesi gereken bir dönem," dedi.
Gad, Mısır yönetiminin iki seçeneği olduğunu söyledi:
-
Ya ABD ve İsrail’in isteklerine uyarak satış ve zorla göç ettirme politikalarına devam edecek ve bu da onu halk gözünde düşürecek.
-
Ya da tüm siyasi akımlarla uzlaşıp halkı arkasına alacak.
Öne çıkan bazı isimlere de dikkat çekti: Şeyh Hazim Ebu İsmail, Dr. Basim Ude, Dr. Muhammed el-Biltaci, Şeyh Mahmud Şaban, Dr. Safvet Hicazi, Avukat Usame Mursi.
“Kadın tutuklular, düşünce suçluları serbest bırakılmalı, zorla kaybedilenler bulunmalı,” diyen Gad, devletin uzlaşma yerine direnişi tercih etmesinin “siyasi körlük” olduğunu söyledi.
Kadınlar için bayram yok
Hak savunucusu Abdurrahman Hammude, 20 Ocak 2015’ten bu yana tutuklu olan üniversite öğrencisi İsrâ Halid’in 11 bayramdır ailesinden ayrı olduğunu yazdı.
“Kadınlar Darbeye Karşı” sayfası, 2020’den bu yana 9 bayramı cezaevinde geçiren Esma Abdulrauf’tan, 2016’dan bu yana tutuklu olan Dr. Besme Rıfat’tan ve 2019’da gözaltına alındıktan sonra kaybolan Vissal Hamdan’dan söz etti.
Ayrıca Manar Ebu’n-Neccar, Ayşe Şatır, Necla Muhtar, Nasibe Seyyid gibi tutukluların da ciddi sağlık sorunlarına rağmen halen içeride olduklarını yazdı.
“Bayramda hücre kapıları kapalı”
Eski kadın tutuklulardan Emira Hilmi Ammar, bayram günü cezaevlerinde moral bozmak için hücrelerin kapatıldığını, spor ya da dışarı çıkmanın yasaklandığını söyledi.
Anne Emel Süleym El-Avadi, 10 yıldır tutuklu oğlu Ömer’in odasını her bayram temizlediğini, ama artık bunu yapacak gücünün kalmadığını anlattı.
Raşa Habşi, Filistin’e destek gösterilerinde tutuklanan oğlu Şihab’ın ikinci bayramını cezaevinde geçirdiğini, onun yokluğunda hiçbir şeyin anlamı olmadığını dile getirdi.
Sena Şahin, Amr Rebi ve tüm tutukluların serbest kalması için dua ederken, eğitimci Kemal Muğis, karikatürist damadı Eşref Ömer’in tutukluluğuna tepki göstererek, “Zalim diktatör en değerli gençleri bayramdan mahrum bıraktı,” dedi.
“Ümit var olun”
Mısırlı yargıç Velid Şerabi, hapisteki tutuklulara hitaben şunları söyledi:
“Geçen bayramda Suriye'de binlerce masum kişi hapisteydi. Hiç kimse Beşar Esad’ın devrileceğini düşünmüyordu. Ama Allah’ın iradesiyle her şey değişti. Mısır’daki tutukluların kurtuluşu da Allah’ın izniyledir.”
Öte yandan Mısırlı insan hakları savunucusu Ahmed el-Attar, 7 yıldır hücrede tutulan ve 17 gündür açlık grevinde olan avukat Muhammed Ebu Herire'nin sağlığının kötüleştiğini, hastaneye kaldırıldığını bildirdi.
Kaynak: arabi21.com