İstanbul halkı Kur'an-ı Kerim'e saldırıları lanetledi

Başta İsveç olmak üzere batılı ülkelerde Kur'an-ı Kerim'e karşı yapılan küstah saldırılar, İstanbul Sultanbeyli ve Zeytinburnu'nda düzenlenen basın açıklamalarıyla telin edildi.

İstanbul halkı Kur'an-ı Kerim'e saldırıları lanetledi

Sultanbeyli Merkez Camii önünde bir araya gelen duyarlı STK'lar, düzenledikleri basın açıklamasıyla Müslümanaların kutsallarına yapılan saldırıları telin etti.  

Ellerindeki Kur'an-ı Kerim'leri havaya kaldırarak "Kur'an'a uzanan eller kırılsın" şeklinde slogan atan ve tekbir getiren grup; İsveç başta olmak üzere Danimarka, Hollanda ve batı dünyasının İslam'a, İslami değerlere yönelik saldırıları kabul etmediklerini dile getirerek yaşanan saldırılara tepki gösterdi.

"Kur'an-ı Kerim bizim onurumuzdur, şerefimizdir, gayretimizdir, haysitemizdir, bizim için namus-u ekberdir"

Basın açıklaması öncesinde kalabalığa hitap eden Mehmet Emin Yakut Hoca, "Kur'an-ı Kerim; Allah'ın bize en büyük ikramıdır, Allah'ın insanlığa en büyük lütfudur. İnsanlık Kur'an-ı Kerim ile vardır. Eğer Kur'an'ı hayattan çekersek insanlık yok olur, ölür. Bugün batıda İsveç'te, Danimarka'da Cuma günü mübarek bayram gününde, cami önünde Müslümanların gözlerinin içine baka baka adeta alay edercesine Kur'an-ı Kerim'e hakaret ediliyor ve Kur'an-ı Kerimler tekmelenerek ayaklar altına alınıyor ve malesef yakılıyor. Bu Müslümanlar için büyük bir imtihandır. Kur'an-ı Kerim bizim onurumuzdur, şerefimizdir, gayretimizdir, haysitemizdir, bizim için namus-u ekberdir. Bu açıdan namus-u ekberimiz ayaklar altına alınırsa elbette bizim bu duruma tepkimiz olacaktır hemde en güçlü bir şekilde olacaktır. Bugün burada Allah'ı ve Allah'ın meleklerini, insanları, Sultanbeyli meydanını şahit kılıyoruz; Ya Rabbi biz bu zulme razı değiliz, bu alçaklığa, haksızlığa, rezilliğe, insanlık dışı harekete razı değiliz. Bu münkeratın karşısındayız." şeklinde konuştu.

"Düşünce ve ifade özgürlüğü kılıfı, Mukaddesatımıza saldırma hakkını asla vermez"

Sultanbeyli Sivil Toplum Kuruluşları adına basın açıklamasını okuyan Seyhan Yaban, "Gün yok ki değerlerimize, dinimize, peygamberimize, Kitabımız'a ve kutsallarımıza yeni bir saldırı yapılmasın. İslam düşmanları ve onların uşakları olan yerli işbirlikçiler İslam'ı ve Müslümanları, İslam'ın peygamberini ve kutsal kitabını adeta Müslümanların gözlerinin içine bakarak onlarla alay edercesine aşağılıyorlar. Yakın bir zamanda Fransada, geçtiğimiz haftalarda isveç'te, bir hafta önce de Danimarka'da kutsallarımıza hakaret edildi Yüce Kitabımız bu ülkelerin devletinin gözetim ve korumasında yakıldı. Düşünce ve ifade özgürlüğü kılıfı, Mukaddesatımıza saldırma hakkını asla vermez." dedi.

"Tüm tepkilere rağmen bu zihniyetin hâlâ pervasız bir şekilde İslam'ın kutsallarına saldırması, büyük bir provokasyondur"

Yaban, "Hatırlanacağı üzere daha önceleri de malum Avrupa ülkelerinde, bu ülkelerdeki kimi şahıs ve ya kuruluşlar tarafından defalarca İslam'ın kutsallarına hakaret edilmiş, bu tavır bütün bir kamuoyunun sert tepkisine neden olmuştu. Dünden bugüne yaşanan bu hakaretlere verilen tüm tepkilere rağmen bu zihniyetin hâlâ pervasız bir şekilde İslam'ın kutsallarına saldırması, büyük bir provokasyondur. Kendi içinde bulunduğu toplumun kutsallarını hiçe sayarak kimi zaman sanatsal faaliyet, kimi zaman da sözüm ona fikir özgürlüğü kapsamında toplumu tahrik eden, bu saldırıları gerçekleştiren karanlık, çağ dışı zihniyet İslam'a düşmanlıklarını gün geçtikçe devlet destekli sistemsel bir eyleme dönüştürüyor. Bu açıkça tahrik ve provokedir, kışkırtmadır ve maksatlıdır. Müslümanları tahrik etmek ve bazı karanlık hesapları için yaptıkları sistematik saldırılardan bir saldırıdır. Hiç kimsenin düşünce ve ifade özgürlüğünü bahane ederek Dünya Müslümanlarının ve halkımızın inançlarına ve kutsallarına hürmetsizlik etmeye hakkı yoktur. Hiç kimsenin Hazreti Muhammed'e dil, yüce kitabımız Kur'an'a el uzatmaya 2 milyarlık İslam ümmetinin 'canım sana feda' dediği Peygamberine ve kitabına düşünce ve ifade özgürlüğü kisvesi altında edepsizlikte bulunarak hakaret etmeye asla ve asla hakkı olamaz."şeklinde ifadelerini dile getirdi.

"Bu ülkede ne İslam ne de İslam'ın kutsalları sahipsiz değildir"

Kur'an ve Hazreti Muhammed'in Müslümanların namus-u ekberleri olduğunu vurgulayan Yaban, "Hazreti Peygamber'e, ve Kuran-ı Mübin'e hakaret eden ve saldıran bütün Müslümanlara hakaret etmiş ve saldırmıştır. Dolayısıyla Hazreti Peygamberin ve Yüce Kuran'ın düşmanları bütün Müslümanların da ortak düşmanıdır. Müslümanların kutsallarına hakaret etmeyi marifet zanneden bu zavallı güruh bilmelidir ki; Müslümanlar sizin hakaretlerinize katlanmak zorunda değiller. Bu ülkede ne İslam ne de İslam'ın kutsalları sahipsiz değildir. İslam'a ve İslam'ın değerlerine saldırmaktan artık vazgeçin. İslam'a ve İslam'ın değerlerine saldırmak bugüne kadar kimseye fayda sağlamadığı gibi, tam aksine İslam ve Müslümanlar tüm saldırı, iftira ve karalamalara rağmen sürekli yükselmiş ve yücelmişler, düşmanları da rezil ve yok olmaya mahkûm olmuşlardır. Sizlerin de akıbeti selefleriniz olan İslam düşmanlarından farklı olmayacak, tarihin çöplüğüne atılmaktan kurtulamayacaksınız. Bizler, Sultanbeyli sivil toplum kuruluşları olarak tüm İslam düşmanlarına ilan ediyoruz ki; kâfirler istemezse de Allah nurunu tamamlayacaktır. İslam'ın emirleri, değerleri, öğretileri ebedidir, çağlar üstüdür ve çağlar üstü kalmaya devam edecektir. İnsanlık için kurtuluşun kaynağı, saadetin adresi olan İslam’ın yüce değerleri her zaman ve tüm insanlık için biricik kurtuluş yoludur. Asıl çağdışı olan, çağlar ötesinin karanlığından gelen bu sapkınların düşünceleri, inançları ve kendileridir. Müslüman halkın değerlerini hiçe sayan, aşağılayan ve nefreti körükleyen bu alçakça fiillerin sahipleri yüce İslam dinine olan bu kin ve nefretlerinin kaynağını yine çağlar ötesinden almaktadırlar. Onlar ataları Firavun'un, Nemrud'un, Ebu Cehil'in yolunu sürdürmektedirler. Halkın dini ve ahlaki değerlerini aşağılayan, toplum arasında kin ve nefret tohumlarını eken, emperyalist güçlerin çirkin, karanlık projelerinin lejyonerleri olan bu hak ve halk düşmanları bilsinler ki ataları nasıl ki tarihin karanlık sayfalarında unutulup gittilerse onlar da onların sapkın ideolojileri de İslam'ın güneşi karşısında yok olup gidecektir. Dün olduğu gibi bugün de baki kalacak olan İslam ve İslam'ın değerleri olacaktır." açıklamasını yaptı.

"Rabbimizin ve Peygamberi'nin dostlarını dost, düşmanlarını da düşman bilelim"

İslam düşmanları bilsinler ki belli aralıklarla İslam'a ve değerlerine karşı yaptıkları bu ve benzeri saldırılar ile biz Müslümanları tepkisizleştiremeyeceklerdir diye konuşan Yaban, "Bu alçakça fiillerini normalleştiremeyeceklerdir. Her daim karşılarında en güçlü şekilde bizi bulacaklardır. İslam’ın ve Yüce Kur'an'ın sahipsiz olmadığını tüm dünyaya, özellikle bu İslam düşmanı kesimlere, göstermek için halkımızı her platformda bu alçaklığı ve bu alçakları; kınamaya, lanetlemeye davet ediyoruz. İslam ile küfür cephesinin gittikçe birbirinden ayrışarak berraklaştığı, herkesin artık İslam'dan veya küfürden yana tercihte bulunarak safını netleştirdiği ahir zaman dilimindeyiz. Anneler ve babalar olarak yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem azabından kendimizi, çocuklarımızı, sevenlerimizi kurtarmak ve cennetlerde felaha ulaşmak için son nefesimizi vermeden evvel kalbimizi Yüce Rabbimiz'in, O'nun sevgili Peygamberi'nin ve Yüce Kitabımız'ın sevgisiyle dolduralım. Rabbimizin ve Peygamberi'nin dostlarını dost, düşmanlarını da düşman bilelim. Dilimiz döndüğünce, gücümüz yettiğince İslam'a ve onun kutsallarına hakareti asla ama asla kabul etmeyerek, İlahi sorumluluğumuzu her daim yerine getirelim."ifadelerini kullandı.

Zeytinburnu Kardeşlik Platformu'ndan Kur'an-ı Kerim'in yakılması protestosu 

15 Temmuz Meydanı'nda düzenlenen basın açıklamasına, Peygamber Sevdalıları, Anadolu Gençlik Derneği, Eğitim Bir-Sen, Erdemli Nesiller Derneği, Zeytinburnu Yeniyüzyıl Derneği, Zeytinburnu İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği, Enderun Mektebi İlim ve Hizmet Derneği ve İHH gibi birçok STK destek verdi.

Kur'an-ı Kerin tilaveti ile başlayan programda STK'lar adına basın açıklamasını okuyan eğitimci Erdal Bakırtaş, ifade özgürlüğü kılıfı altında Kur'an-ı Kerim'in yakılmasının lanetlenmesi gereken bir eylem olduğunu söyledi.

"Hakikat yakmakla, yırtmakla yok olmayacak"

Bakırtaş, "Sizin yakma işleriniz, atanız nemrutla başladı. Fakat ateşin Hazreti İbrahim’e serin ve selamet olacağını hesap edemediniz. Musa'nın Aleyhisselamın Kızıldeniz'i geçemeyeceğine, İsa Aleyhisselamın ölü bir toplumu Allah'ın ayetleri ile tedavi etmek de inanmadınız. Bunlara inanmadığınız gibi Hazreti İsa'yı çarmıha gerip öldürdüğünüzü zannettiniz. Siz, orta çağda engizisyonla binlerce kişiyi cadı diye, başka mezhepten diye cayır cayır yakmadınız mı? Kitapları dağ gibi yığıp Hitler eliyle tutuşturmadınız mı? Ve zannettiniz ki yakmakla, yırtmakla bunlar bitecek, tükenecek, yok olacak. Ey İsveç! Ey Norveç! Ey Danimarka! Hakikat; bitmeyecek, tükenmeyecek, yok olmayacak." dedi.

Allah'tan gelen tüm kitaplara hürmet gösterdiklerini söyleyen Bakırtaş, "Ey insanlık! Unutmayın ki biz, Hazreti İsa'nın, Hazreti Musa'nın, Hazreti Davud'un ve Hazreti Muhammed'in Rabbi olan Allah'ın kullarıyız. Bize gönderdiği son vahyi, Kur'an-ı Kerim'i canımız pahasına korur, ona uzanan elleri kırmayı iyi biliriz. Kur'an-ı Kerim'i bize ulaştıran Peygamberimiz Hazreti Muhammed'e 'anam babam sana feda olsun' diye sesleriz. Rabbimiz için, onun peygamberleri için, gönderdiği kitaplar için ölürüz. Hepsi başımızın üstündedir. Rabbimizden gelene 'amenna ve saddekna' deriz. Siz ise kininizden, öfkenizden geberir, kitabımız Kur'an-ı Kerim'in yakılmasına özgürlük diyerek polis koruması altında izin verirseniz." diye konuştu.

"Hiç kimsenin Kur'an-ı Kerim'e dil uzatmaya veya mushafı yırtmaya hakkı yoktur"

Batılı ülkelerin kutsallara yönelik saldırılarını da kınayan ve isteseler de istemeseler de Allah'ın nurunu tamamlayacağını hatırlatan Bakırtaş, son olarak şu ifadeleri kullandı:

"Ey batı! Rabbimizin vahyine, Kur'an-ı Kerim'e ve hiçbir kutsal kitaba dokunma. O pis ellerini, o sahtekâr dilini üzerinden çek, köpeklerin havlaması bulutlara zarar vermez. Ve kork, kork ki Tevrat'ın, İncil'in, Zebur'un, Kur'an'ın hamileri bir gün o kurmuş olduğunuz şaşalı medeniyetinizi başınıza yıkacaktır. Ey İsveç! Ey Norveç! Ey Danimarka! Şunu bilin ki, insanların kutsallarına hakaret, düşünce ve ifade özgürlüğü değildir. Tam aksine Kur'an-ı Kerim'i yakma eylemi lanetlenmesi gereken bir eylemdir. Bütün Müslümanlar bilir ki Allah’ın nuru asla söndürülemeyecektir. Oralarda o alçak adamların yaktığı sayfalar bizim imanımızdır, uğruna can verdiğimiz kutsalımızdır. Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Bilmiyorlar ki kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır. Biz, iman eden Müslümanlar olarak bu kâfirlere diyoruz ki; Haddinizi bilin ellerinizi kutsallarımızdan çekin. Bizler, Zeytinburnu kardeşlik platformu olarak, bu hadsizliği yapan İsveç, Norveç, Danimarka ve destekçilerinin alçaklığını kınıyor ve lanetliyoruz. Hiç kimsenin Kur'an-ı Kerim'e dil uzatmaya veya mushafı yırtma, yakma gibi aşağılık bir hakarette bulunmaya, edepsizlik yapmaya hakkı yoktur." (İLKHA)