HÜDA PAR: 28 Şubat mağduriyetleri sürüyor!

HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından 28 Şubat postmodern darbesinin yıldönümünde bir açıklama yayımlandı. Açıklamada, 28 Şubat darbesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen mağduriyetlerin hâlâ devam ettiği vurgulandı.

HÜDA PAR: 28 Şubat mağduriyetleri sürüyor!

28 Şubat postmodern darbesinin yıldönümünde HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından bir açıklama yayımlandı. Açıklamada “28 Şubat’ın brifingli yargısı tarafından siyasi ve ideolojik saiklerle verilmiş olan mahkûmiyet kararları ve bu kararların yol açtığı mağduriyetler hâlâ olduğu yerde durmaktadır.” ifadelerine yer verildi.

“Hukuki sürecin mağduriyetleri hâlâ tam anlamıyla giderilmiş değil”

Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlen mağduriyetlerin sürdüğüne değinilen açıklamada “28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, bu gayri hukuki sürecin mağduriyetleri hâlâ tam anlamıyla giderilmiş değil. Ayrıca darbenin failleri ve destekçileriyle gerçek anlamda hesaplaşılmadı.” denildi.

“28 Şubat’ın brifingli yargısının yol açtığı mağduriyetler hâlâ olduğu yerde durmaktadır”

28 Şubat döneminde yargı kararlarının siyasi ve ideolojik saiklerle verildiği hatırlatılan açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:

“Başörtüsü yasağı, katsayı adaletsizliği, keyfi ihraçlar ve hukuksuz yargı kararlarıyla özgürlükleri kısıtlanan, eğitim ve çalışma hakları gasp edilen binlerce insan, hâlâ haklarını tam anlamıyla geri alamamıştır. 28 Şubat’ın brifingli yargısı tarafından siyasi ve ideolojik saiklerle verilmiş olan mahkûmiyet kararları ve bu kararların yol açtığı mağduriyetler hâlâ olduğu yerde durmaktadır.”

“Darbenin arkasındaki iç ve dış aktörlerden de hesap sorulmalıdır”

1982 Anayasası’nın da bir darbe ürünü olduğu belirtilen açıklamada “28 Şubat sadece mağduriyetlerle anılmamalıdır; bu darbenin arkasındaki iç ve dış aktörlerden de hesap sorulmalıdır. Askeri ve sivil vesayet odakları, medya, sermaye ve bürokrasi işbirliğiyle halkın iradesine ipotek koymuş, milletin değerleriyle savaşmıştır. Vesayet heveslisi bu yapılar, bugün de aynı zihniyetle varlıklarını sürdürmektedir. Öte yandan bugün darbelere karşı çıktığını iddia eden bazı kesimler, yine bir başka darbe döneminde, darbecilerin yazdığı anayasanın vesayetçi ve tektipçi özüne dokunulamayacağını savunarak büyük bir çelişkiye düşmektedir. Darbecilerin kodlarını taşıyan mevcut anayasanın hâlâ yürürlükte olması, vesayet zihniyetinin tam anlamıyla sona ermediğini göstermektedir.” ifadelerine yer verildi.

“Halkın iradesini tam anlamıyla yansıtan sivil bir anayasa yapılmalıdır”

“28 Şubat’la gerçek anlamda hesaplaşılmalı” denilen açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi:

“Mağdurların tüm hakları iade edilmeli, hukuksuz yargı kararları bütünüyle iptal edilmelidir. Aynı zamanda darbeci zihniyetin izlerini taşıyan mevcut anayasa Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından değiştirilerek halkın iradesini tam anlamıyla yansıtan sivil bir anayasa yapılmalıdır. Türkiye, darbelerle hesaplaşmayı samimi bir şekilde gerçekleştirmek istiyorsa, 28 Şubat’ın faillerinden ve destekçilerinden hesap sormalı, mağdurların haklarını teslim etmelidir.” (İLKHA)