ABD sitesi: Minneapolis’te olanlar, Filistin’de sık sık yaşanıyor

Minneapolis’te ICE görevlisinin açtığı ateş sonucu ölen Renée God’un ölümü, ABD’de devlet şiddeti ve beyaz üstünlük temelli yapılarla soykırımcı İsrail’in Filistin’deki uygulamaları arasında benzerlikler olduğu tartışmasını başlattı. Olay, ülke genelinde protesto çağrılarına yol açtı.

ABD sitesi: Minneapolis’te olanlar, Filistin’de sık sık yaşanıyor

Minnesota’nın Minneapolis kentinde ABD Göç ve Gümrük Uygulama Dairesi (ICE) görevlilerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden 37 yaşındaki Amerikalı vatandaş Renée God’un ölümü, olayı aşan bir tartışmayı da beraberinde getirdi. ABD merkezli bir internet sitesi, yaşanan olayı devlet kurumlarının uyguladığı şiddetle ve soykırımcı İsrail’in Filistin’deki uygulamalarıyla karşılaştırdı.

Yazar Ahmed İbsis, Amerikalı haber sitesi Mundois’de yayımlanan makalesinde Minneapolis’te yaşanan olayı, sık sık Filistin topraklarında yaşanan vakalarla karşılaştırdı. Makaleye göre, 6 Aralık’ta İsrail askerleri, Halil’de 17 yaşındaki Filistinli Ahmed Halil Ahmed Rejbi’yi bir kontrol noktasında katletti ve ardından ambulansın olay yerine ulaşmasını engelledi. İbsis, benzer olayların sık sık yaşandığını ve genellikle herhangi bir hesap sorulmadığını vurguladı.

İbsis’e göre benzerlik yalnızca yöntemle sınırlı değil; iki durumda da devlet şiddeti ve beyaz üstünlük ideolojisine dayalı sistematik bir yapı söz konusu. Devletin politikaları bu şiddeti besliyor ve mağdurların “terörist” olarak etiketlenmesi, hem Filistin’de hem de ABD’de ölümlerini haklı gösterme aracı olarak kullanılıyor.

Yazar ayrıca ABD ve İsrail’deki yasal dokunulmazlıkların, hesap sorma mekanizmasını neredeyse imkânsız hale getirdiğini belirtti. Soruşturmalar çoğu zaman biçimsel olup nadiren dava sürecine dönüşüyor.

Minneapolis’teki olay, geçen Çarşamba günü, Renée God’un, üç çocuğunun annesi olduğu sırada bir mahalle içinde aracını kullanırken ICE görevlisi tarafından vurularak öldürülmesiyle patlak verdi.

İbsis, olayın yöntem açısından benzerliğinin ötesinde, iki durumun da devlet şiddeti ve beyaz üstünlük ideolojisine dayalı sistematik bir yapı üzerine kurulu olduğunu vurguladı.

Olayın ardından sivil haklar ve göçmen haklarını savunan gruplar, ABD genelinde protesto yürüyüşleri düzenlenmesi çağrısında bulundu. Organizatörler, hafta başında ülkedeki şehirlerde binin üzerinde etkinlik planlandığını belirtti. Bu gösteriler, Başkan Donald Trump’ın emriyle yürütülen geniş çaplı ICE operasyonlarının sona erdirilmesini talep ediyor.

Minnesota Valisi ve Demokrat Parti üyesi Tim Walz, görevlilerin konuşlandırılmasını eleştirerek, bunun “düşüncesiz ve tehlikeli bir uygulama” olduğunu söyledi. God’un, aile üyeleri ve yerel aktivistlerin aktardığına göre, ICE’in faaliyetlerini izleyen bir mahalle devriyesine katıldığı belirtildi.

Buna karşılık, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem ve Trump yönetiminden yetkililer, God’un görevlileri engellediğini ve gün boyunca onları kovaladığını iddia ederek, ICE görevlisinin kendini savunma amacıyla ateş açtığını ve olayın “yerel bir terör eylemi” olduğunu öne sürdü.

Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, bir yaya tarafından çekilen video görüntülerini referans göstererek, federal hükümetin “saçma hikâyesiyle” çelişen bir tablo ortaya koydu. Eyalet, olayla ilgili kendi soruşturmasını yürütüyor.